ruhumdan akanlar

blog'a geri dön

20 yorum var - 22 Mayıs 2008 11:13

Onlar çocukluk arkadaşıydı. Kaderleri doğduklarında yazılmıştı. Hayatın, ailelerinin ve kaderin yazdıklarını şikayet etmeden yaşadılar…

Nesrin ve Metin in aileleri uzun yıllardır dosttular. Birbirlerini sever, sayar, her dertlerini sevinçlerini birlikte paylaşırlardı. İki ailede varlıklıydı. İki ailede nezih ve dürüst insanlardı. Saygılı seviyeli çevrelerinde sevilen bireylerden oluşuyordu. Bu iki ailenin dostlukları o kadar içtendi ki, evlerini bile yan yana yaptırmışlardı. İki ailenin de aynı dönemde birer çocukları oldu. Nesrin ve Metin.

Nesrin ve Metin birlikte büyüdüler, hem arkadaş, hem kardeştiler. Birlikte oynadılar, birbirlerinde kaldılar. Ailelerin seyahatlerinde birlikte uyudular. Aynı okullara gittiler. Birbirlerini çok sever, o derecede kavga ederlerdi. Tekme tokat birbirlerine girdikleri çok olmuştu. Ama bir diğerinin canı yansa, diğerinin de yanar, birine laf söyleyeni diğeri eşek sudan gelene kadar döverdi.

Dillendirilmemiş şeyler vardı. Aileler hep bunu istemişti ve konuşulmasa da her kes tarafından biliniyor ve vazgeçilmedi. Sessizce onaylanmış ve kabul edilmişti.
Nesrin ve Metin aileleri iyice birleştirecek güçlerine güç katacaktı. Ama iki ailenin de farkında olmadığı bir şey vardı. Nesrin ve Metin Kardeş gibi büyümüşlerdi ve öyle hissediyorlardı. Birbirleri için vazgeçilmezdi ama kardeştiler.

Nesrin ve Metin okullarını bitirip evlenme çağı denen yaşa geldiklerinde iki aile iş ortaklıklarını büyütmüş, İstanbul a taşınmış, sessiz sakin güzel bir semtte büyükçe bir apartman yaptırılmış, hep birlikte mutlu mesut yaşıyorlardı.

Nesrin de Metinde küçüklükten beri evleneceklerini bildikleri ve bunu kabul ettikleri (veya ettirildikleri için) başka kişilerle ilgilenmemişler hep bir arada olmuşlardı. İkisinde hayatında hiç kimse olmamıştı. Olamamıştı. Bir şekilde birbirlerini kıskanıyorlar ve bu tarz yaklaşımlara karşılıklı engel oluyorlardı.

Düğün günü çok ihtişamlıydı. Memleketten uçaklar, otobüsler dolusu misafir gelmişti. Büyük bir otel misafirler için kapatılmıştı. Nesrin ve Metin e yine aynı apartmanda süper bir daire hazırlanmıştı. Peri masalı tüm ihtişamıyla devam etmekteydi.

Görkemli düğün bitip, misafirler otellerine, aileler evlerine Nesrin ve Metin otelin balayı odasına çıktıklarında peri masalı sanki birden bitivermişti. Her şey çok güzeldi ama onlar kardeştiler en azından öyle büyütülmüş ve öyle hissediyorlardı. Karı koca olamazlardı. Ne yapacaklarını bilemez durumdaydılar. Bu sorunu şimdilik geçiştirip, çocukluklarından beri alışık oldukları gibi birbirlerine sarılıp uyudular. Gerçi ilkokuldan beri beraber uyumamışlardı ama hiç fark etmezdi. Aralarındaki bu sırrı saklamaya karar verdiler.

Hayat devam ediyordu. Her şey dışardan olağanüstü görünüyordu. Nesrin ve Metin çocukluktan alışık oldukları kavgalarına, tekme tokat birbirlerine dalmalarına, eğlencelerine devam ediyorlardı. Sır sürmekteydi. Metin erkekliğinden, Nesrin kadınlığından şüphe duymaya başlamıştı. Kavga gürültü iyice artmaktaydı. İkisinde de aldatılma şüphesi üst düzeydeydi.

Ailelerin artık tahammülü kalmamıştı. Ama kavgaya değil. Şimdiye kadar 1-2 çocuk olması gerekiyordu. Baskılar artmış, şüpheler kafalara kazınmaya başlamıştı. Neden çocukları olmuyordu. Doktora gitmeleri gerekiyordu. Neden bu ikisinin çocukları olmuyordu.

Nesrin ve Metin köşeye sıkışmıştı. Doktora gidemezlerdi. Sorun başkaydı. İkisi de 25 yaşına gelmişti ve özellikle Metin kendinden fazlasıyla şüphe etmekteydi. Durumu değişmeye karar verdiler. Karı koca olmanın zamanı gelmişti. Milyarlarca insan yapabiliyorsa onlarda yapabilirdi. Denemelere başladılar ama bir türlü olmuyordu. Ya utanıyorlar ya kahkahalar gülüyorlardı. Bir gece içmeye karar verdiler. O kadar çok içtiler ki ne yaptıklarının farkında bile değillerdi. Sonraki 3 gün birbirlerinin yüzüne bakamadılar bile. 45 gün sonra Nesrin kendinde bir değişiklik hissetmeye başladı.

İlk kızları doğduğunda bütün ailede bayram havası esiyordu. Nesrin ve Metin birbirlerine yavaş da olsa alışmaya başlıyorlardı. Yöntemlerini seviyorlardı. 2. çocukları da kız oldu. Dedeler bir de erkek torun olsun istiyorlardı. 3. çocuk erkek olmuştu.

Nesrin ve Metin çok bunalıyorlardı. Birbirleri için asla vazgeçilmezdiler, ama aşk ve tutku kelimesinin anlamlarını bile bilmiyorlardı. Birbirlerini sadece seviyorlardı. Bu aile yaşamlarını etkiliyor, kavgalar gürültüler hiç eksik olmuyordu. Sıran kavgalarının olduğu bir akşam her zamanki gibi tekmeler havada uçuşuyordu, Metin hiç yapmadığı bir şeyi yaptı ve Nesrin in yüzüne bir tokat attı. İkisi de birbirlerini tekmeleme, itekleme alışıktı. Çocukluktan kalma şeylerdi bunlar. Tokat her şeyin sonu oldu. Nesrin Metin i evden kovdu. Metin artık üst katta annesinde kalıyordu. Nesrin çocuklarla kendi dairesinde. Aile boşanmalarına şiddetle karşı geliyordu. Bu onlar için mümkün değildi. Törelerinde bu kabul edilemezdi. Nesrin in huysuzlukları devam etti ve gizlice gidip boşandılar. Aile durumu öğrendiğinde ikisini de neredeyse vurucaktı. Durum gizli tutuldu. Sır olarak ailede kalıcak kimse bilmeyecekti. Aileler onları hala evli görüyorlardı. Boşanma diye bir şey söz konusu olamazdı.

Yaşamları aynı şekilde devam etmeye başladı. Yine hep bir aradaydılar. Yemekler büyük aile sofrasında yeniliyor. Tatillere birlikte gidiliyor, hafta sonları hep beraber geziyorlardı. Sadece Metin üst katta kalıyordu. Bu da onlar için fazla bir sorun değildi.

Dedeler ikisinin acilen evlenmesini ve bir erkek torun daha olmasını istiyorlardı. Nesrinle Metin in ilişkisi garipti. Hem vazgeçemiyorlar ve kıskanıyorlar, hemde birlikte olamıyorlardı.

Kaderleri o hafta sonu değişmeye başladı. Nesrin ve Metin 3 çocuğu alarak hafta sonu tatiline gittiler. Güzel bir tatil dönüşü Nesrin in babası kıyametleri kopardı. Metinin babası ile karar alıp dünyayı ikisin başına dar ettiler.Madev birlikte gezip eğleniyorlar birlikte kalıyorlardı bu ne ahlaksızlıktı. Neden evlenilmiyordu. Darbe gibi bir karala evlenlerine karar verildi. Nesrin kıyameti koparıyordu. Metin ne yapacağını bilmez durumdaydı. Nesrin bütün hırsını Metin den çıkarıyor, kredi kartlarının dibine vuruyordu. Metin çaresizdi. Babalara karşı gelemezdi. Nesrinde bunu biliyordu. Hafta içi gizlice boşandıkları gibi aile arasında gizlice evlendiler.

Her şey yolunda gibiydi. Nesrin 4. bebeğe hamile kaldığında kendide şaşkındı.

Ailecek bir memleket gezisi düzenlendi. Arabayla geze geze gidilecekti. Gidildi. Gezildi. Eğlenildi.

Dönüş yolu başlamıştı….

Arabada Nesrin Metin ve çocukları vardı. Büyük kız 12, küçük kız 11, oğlan 7 yaşındaydı. Nesrinin bebeği de karnında neredeyse 3 aylık olmuştu.

……………

Yolda çok kamyon varmış, yağmur varmış... Ne olduğu anlaşılamamış. . He şey saniyeler içinde olmuş…

İki kamyon arasında sıkışmışlar.

7 yaşındaki oğlan çocuk camdan fırlamış ve olay yerinde…
büyük kızın kalçası kırılmış.
Küçük kızda kırıklar ve yaralar
Metinde kaburga kırıkları ezikler ve yaralar
Nesrin in karnı parçalanmış, bağırsakları dışarıdaymış. Birkaç kez ameliyat oldu. Kilolu olduğu için dikiş tutma sorunu varmış. Karnındaki bebek zaten kaza sırasında ölmüş.

Nesrin kendine geldiğinde çok düşkün olduğu oğlunun vefat ettiği haberi ile yıkılmış. Bir iç kanama geçirmiş. Bütün dikişleri tekrar açılmış.

Dün gece Nesrin inde vefat haberi geldi.

Bu yazıdaki Metin benim eski bir dostum sırdaşımdır….
Tamamen gerçektir, sadece isimleri değiştim.

ALLAH HEPSİNİN YARDIMCISI OLSUN. ACILARINI DERİNDEN PAYLAŞIYORUM.

çok üzüldüm:(

Aycu Portlek Manda  22 Mayıs 2008 11:20  

Yaşamları ölümlerinden daha hazin...

omerik  22 Mayıs 2008 11:26  

sadece alışkanlıklar,dayatmalar üzerine kurulmuş bir aile,ama ailenin dağılması....hele bu şekilde dağılması...çok üzücü...seninde başın sağolsun canım

fenn  22 Mayıs 2008 11:29  

başın sağolsun monacım

jade libra  22 Mayıs 2008 11:31  

sabah sabah püfff :((

momento mori  22 Mayıs 2008 11:51  

cidden sabah sabah
çok fena oldum halacım
başınız saolsun
:(

simaLL  22 Mayıs 2008 11:56  

sabır diliyorum..

s u n f l o w e r  22 Mayıs 2008 12:09  

başın sağolsun hocam.((

depresifik  22 Mayıs 2008 18:40  

başın saolsun mona ...

rasss  23 Mayıs 2008 10:43  

içten desteğiniz için teşekkür ederim hepinize,
dostlar sağolsun. diyecek başka bişi yok...

monaliza  23 Mayıs 2008 10:49  

başın saolsun sevgili monaliza...

farkmazlarda  23 Mayıs 2008 10:50  

zorla hersey olur.. cirkin olur, sagliksiz ve zayif olur ama olur.. bi ask olmaz.. o olmazsa da hicbirsey olmaz

marooc  29 Mayıs 2008 15:22  

gözümden kaçmış...hüzünlendim :(

zsa  02 Haziran 2008 21:13  

offf cok kotu oldum monacım... allah sabır versinnn

efesdark  06 Haziran 2008 15:33  

monacım ne diyeceğimi şaşırdım...:(((
bundan çok acı bir sinema filmi bile yapılır:((((

chatart  14 Haziran 2008 12:17  

soluksuz kaldım...

temmuzda  19 Haziran 2008 21:43  

offfff, oooffffffff diyorum...
ne diyeyim, ölenlere rahmet geridekilere de sabır diliyorum...
: (

akines  24 Haziran 2008 20:44  

tarih temmuzun ortası ve yeni farkediyorum bu blogu.. geç oldu ama acını paylaşıyoruz.. allah yardımcıları olsun.. başınız saolsun.gözlerim dolarak okudum yazıyı...

YaReM  19 Temmuz 2008 12:19  
bu yazıya puanı basanlar: