-saatler olsun recai abi
-aq çocuğu ben traş olmadım sen olmuşsun
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
akıllılar dünyanın derdini çeker
31 kere çile çeker
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
O deli hep çok bilmiş olur ya ondan delirmiştim, çok da ukaladır yani deliliğin verdiği bir ukalalık gerçi bende ukalayım da deli değilim yada ben delimiyim burası neresi ben nerdeyim konu nerde ben ne yazıyoırum,,,,,,
Hatta babasından yediği dayaklar yüzünden deli olmuş,4 basamaklı sayıları kafadan çarpabilen,her ilin plaka kodunu bilenler vardır...
Mavi deniz gözleri vardı
Bilinmez hangi girdaplarda oluşmuştu o halkalar
O bir deliydi
Belki de sonu belliydi
Sonu nedir başı nedir bilmezdi
Dünya halinden habersizdi
Her sabah gelirdi yanıma
‘’Kraliçem’’ bir sigara parası versene bana
Sağol der giderdi yoluna
Derlerdi bir de şarap alırdı koynuna
Çoğu zaman düşünürdüm ardından
O deliyse biz mi akıllıydık
Yorulmuştu sanki tüm benliği
Şarap şişesinde unutmuştu kendini
Birgün Kraliçem diyen sesi duyulmadı
O bir sigara külüne;ben O na yandım!...
Üslüp yok,hitap yok delice bir şiir işte.Bir delinin ardından yazılan.Keşke yaşasaydı...
Mahallenin delisi, aynı zamanda mahallenin sırlısıdır. Delisi olmayan mahallelerden ödüm kopmaktadır. Hepsinin trajik aslında bir delirme hikâyesi vardır. Ama efsanelerin sosyal prensipleri gereği bu sayı yirmi vrya otuza çıkar.
Modernite öncesi deli, veli kabul edildiği için mahallenin gözbebeğiydiler. Şimdi artık izolasyon ve tımarhane kültürü var. Yine de Anadolu'da delilik kurumu hâlâ yaşamaktadır.
Yaşasın deliler...
benmişim bu
o zaman
tey tey tey
Her mahalle veya semt mutlaka birtanesini barındırır.İki türü vardır zararlı ve zararsızları.Bunlarda kendi aralarında şarapçısı,eskiden acayip zenginmiş sonra bu hallere düşmüşü,bu çok zekiymiş ondan sapıtmışı,bunu bu hallere karısı sokmuşu gibi pek çok katagoriye ayrılır...